0
İştirak Nafakası

İştirak Nafakası

Sayın okurlarım,
Size bu yazımda kısaca iştirak nafakasından bahsetmek istiyorum.
İştirak nafakası, mahkeme tarafından velayet kendisine verilmeyen eşin, çocuğun eğitim ve bakım giderlerini  katılma gücü oranında karşılamasına hükmedilen nafaka türlerinden biridir. Mahkeme iştirak nafakası hakkında karar verirken çocuğun, gıda, giyecek, barınma, sağlık, eğitim,  harçlık, ulaşım giderlerini vb. ihtiyaçları dikkate alır.

Çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderler ana ve baba tarafından karşılanır.  Ana ve baba, yoksul oldukları veya çocuğun özel durumu olağanüstü harcamalar yapılmasını gerektirdiği takdirde ya da olağan dışı herhangi bir sebebin varlığı hâlinde, hâkimin izniyle çocuğun mallarından onun bakım ve eğitimine yetecek belli bir miktar sarf edebilirler.

Ana ve babanın bakım borcu, çocuğun ergin olmasına kadar devam eder. Çocuk ergin olduğu halde eğitimi devam ediyorsa, ana ve baba durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde olmak üzere, eğitimi sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdürler. Çocuğun reşit olduğu tarihe kadar ödenmeyerek biriken nafaka alacağı bulunduğu takdirde, velayet hakkı kendisine verilmiş olan eş tarafından çocuğun reşit olduğu tarihten sonra da bu alacak takibe konu edilerek ödenmesi istenebilir. Ayırt etme gücüne sahip olmayan küçük için gereken hâllerde nafaka davası, atanacak kayyım veya vasi tarafından da açılabilir.

Ayırt etme gücüne sahip olan küçük de nafaka davası açabilir. Nafaka miktarı, çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir. Nafaka miktarının belirlenmesinde çocuğun gelirleri de göz önünde bulundurulur. Nafaka her ay peşin olarak ödenir. Hâkim istem hâlinde, irat biçiminde ödenmesine karar verilen nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir. Durumun değişmesi hâlinde hâkim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır. Hükmolunan nafakaların gelecek yıllarda da artırımına ilişkin TMK’nın 176/4, 330/4, 365/5. maddeleri nazara alındığında, madde gerekçelerinde de belirtildiği gibi, bu hükümler, ekonomik yönden güçsüz olan nafaka alacaklılarının her yıl dava açmak suretiyle emek sarfından ve masraf yapmaktan kurtarılmaları amacıyla getirilmiştir. Hükmolunan nafakaların gelecek yıllardaki artırımına ilişkin olarak kurulan ve bu konuda kesinleşen önceki hükümler, sonraki davalarda kesin hüküm teşkil etmezler. Zira sonraki zamanlarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarında, ihtiyaçlarında, ülkenin ekonomik yapısında vs. hallerde önemli değişiklik olması hallerinde, önceki ilamlardaki hükmolunan gelecek yıllardaki artışa ilişkin değerler veya oranlar sonradan yetersiz kalabilir.

Nafaka davası açılınca hâkim, davacının istemi üzerine dava süresince gerekli olan önlemleri alır.
Soy bağı tespit edilirse, davalının, uygun nafaka miktarını depo etmesine veya geçici olarak ödemesine karar verilebilir. Babalık davası ile birlikte nafaka istenir ve hâkim, babalık olasılığını kuvvetli bulursa, hükümden önce çocuğun ihtiyaçları için uygun bir nafakaya karar verebilir.
Şartların değişmesi halinde nafaka her zaman artırılabilir.

Mahkemenin iştirak nafakası hakkında karar verebilmesi için eşlerden birinin talep etmesine gerek yoktur. Mahkeme bu konuyu talep olmasa bile kendiliğinden değerlendirir. Böylece velayeti vermediği eski eşin,  gücü oranında iştirak nafakası ödemesi hakkında karar verir. Ancak mahkeme, talep edilen iştirak nafakasından fazlasına karar veremez.

İştirak nafakası her zaman istenebilir. Boşanma davası devam ederken veya karar kesinleştikten sonra da istenmesi mümkündür. Boşanma davası devam ederken istenmemiş olsa da sonradan istemeye mani olmaz. İştirak nafakası, boşanma kararının kesinleşmesi tarihinden itibaren işlemeye başlar. Ayrıca açılan iştirak nafakası davasında istenmiş ise bu nafaka davanın açıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar.

Boşanma davası sırasında taraflardan birinin, velayeti altında bulunan küçüğün menfaatine aykırı olarak ve henüz tahakkuk etmemiş (doğmamış bir alacaktan) iştirak nafakasından feragati geçersizdir. Feragate ilişkin beyanı, küçüğün ergin olacağı tarihe kadar sürecek olan nafakayı kapsamaz. İŞTİRAK NAFAKASI HER AN DOĞUP İŞLEYEN HAKLARDANDIR.

TMK’nın 327. maddesinin 1. fıkrasında “çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderler anne ve baba tarafından karşılanır”, aynı Kanun’un 328/1. maddesinde “ana ve babanın bakım borcu, çocuğun ergin olmasına kadar devam eder”, 329/1. maddesinde de “küçüğe fiilen bakan ana veya baba, diğerine karşı çocuk adına nafaka davası açabilir” hükmü yeralmaktadır.

İŞTİRAK NAFAKASI VELAYETİN FİİLEN (EYLEMLİ OLARAK) KULLANILMASINA BAĞLI BİR HAKTIR. Velayet anne veya babada olup da, şayet velayet kendisinde olan eş çocuğa bakmayıp karşı taraf çocuğa bakıyorsa, çocuğa bakan, velayetin nezi davası açmak zorunda olmadan doğrudan iştirak nafakası talebinde bulunabilir. Velayet değiştirilmeden çocuğa bakan iştirak nafakası davası açıp iştirak nafakasına hükmolunduktan sonra çocuk velayetinde bulunduğu tarafın yanına giderse, bu taraf nafakanın kaldırılmasını her zaman isteyebilir ve nafaka kaldırılır.

Saygılarımla…

Av. Serdar AKDAĞ

0

Write a Comment